Yukardan Al, Daha Yukardan Sat
.....
Piyasaların sıkışma alanları dahilinde oynamaya devam ettiği, veya fiyat hareketlerinin, belirli sıkışma alanları olmasa da tekdüze, sınırları tespit edilebilir ve eğimi fazla dik olmayan trendlerle hareket ettiği piyasalarda bu “ucuza AL, pahalıya SAT” tarzı iyi sonuç verir. Ne var ki, piyasaların kolayca belirlenebilir sıkışma alanları oluşturmadığı, fiyat hareketlerinin güçlü ve volatilitenin yüksek olduğu piyasalarda işler değişir. Bu tür piyasalar, sıkışma alanı piyasalarından çok farklıdır. Bu farklılığı birkaç benzetmeyle anlamaya çalışalım.
Kumsalda voleybol oynadığınız, içi hava dolu, hafif bir plaj topunu düşünün. Bir fiskeyle topu birkaç metre ileri fırlatabiliyorsunuz. Şimdi topu alın ve diz boyu suya girerek topu suyun altında yere kadar bastırmayı deneyin. Bunu yapabilmek için bir miktar güç harcamanız gerek. Bir adım daha ileri gidelim. Topu suyun içinde yere bastırdıktan sonra yerde tutmaya devam edin. Topun içinin hava dolu olması ve suyun kaldırma gücü nedeniyle top yukarı çıkmak isteyecek, siz de buna izin vermemek için bir efor sarfetmek zorunda kalacaksınız. Peki ya topu bıraktığınızda ne olacak? Top dipte baskı altında tutulmasıyla biriktirdiği potansiyel enerjiyi kullanarak yükselecek ve su yüzüne çıktıktan sonra da, alçak basınç alanına geçtiğinden dolayı (hava basıncı, su basıncından daha az) gözle görülür bir güç ve artan hızla yukarı fırlayacaktır.
Bir başka örnekde de inekleri kullanalım. Diyelim ki 100 adet ineğimiz var. Önce bunları 1,000 dönümlük, çitle çevrilmiş bir meraya yerleştirelim. Bu çitle çevrili geniş alandan tek bir çıkış kapısı var. Bu kapıyı açık bıraktığınız düşünün. Birincisi, içerde bol bol yiyecek, ikincisi ineklerin rahatı yerinde olduğundan, ineklerin kapının dışına çıkmadığını göreceksiniz. Şimdi 100 ineğimizi alıp, dar bir salona tıkayalım. Kapıyı açtığımızda, hem içerde yiyecek olmadığından, hem de içerde tıkış tıkış ve rahatsız bir şekilde sıkışıp kaldıklarından ilk fırsatta kendilerini dışarıya atacak, hem de süratle uzaklaşmaya çalışacaklardır.
İşte sıkışmış piyasalarda sergilenen davranış biçimleri aynıdır. Sıkışma alanlarının içindeki basınç, dışardaki basınçtan daha fazladır. Bu alan dahilinde kalındıkça, yatırımcılar, ister beklentileri gerçekleşmediğinden, ister para kaybettiklerinden olsun, daha asabi hale gelirler. Bu asabiyet, aynı plaj topu örneğinde olduğu gibi, bu davranış biçimleriyle dürtülen insanlarda bir potansiyel enerji birikimi başlatır. Yatırımcılar bu alan dahilinde hareket yeteneklerini yitirip daha da asabileştikçe, rasyonel davranma kapasitelerini de kaybedip en küçük bir olaya aşırı tepki gösterirler. Basıncın az olduğu sıkışma alanı dışına çıktıklarında da aynı aşırılığı gösterek abartılı alım veya satış gerçekleştirirler. Bu abartılı alım veya satımlar da piyasaya büyük fiyat hareketleri getirir.
Yine aynı inek örneğinde olduğu gibi, sıkışma alanlarında ekmek azdır. Kâr potansiyeli olmayan sıkışık piyasalarda piyasalarda yatırımcılar sıkışmış inekler gibi rahatsız, aç ve sinirli bir şekilde kapıların açılmasını beklerler. Bu kapı açıldığında da (yâni sıkışma alanını sınırlayan destek veya direnç çizgileri kırıldığında), yine tepki abartılı olur ve alçak basınç alanına geçen fiyatlar aşırı hareketler yaparlar.
Piyasalar bu tür davranış biçimleri sergilediğinde, “ucuza AL, pahalıya SAT” tarzı işlemez. Bu koşullar altında yeni bir yatırım tarzı benimsenmelidir. İşte biz bu tarza “pahalıya AL, daha pahalıya SAT” tarzı diyebiliriz. Bundan sonra da kullanım kolaylığı sağlamak için, gelin bu tarzları yeniden ve daha basit bir şekilde isimlendirelim.
Öğrendiğimiz ilk yatırım tarzı olan, “ucuza AL, pahalıya SAT” veya “aşağıdan AL, yukarıda SAT” veya “dipen AL, tepede SAT” veya “sıkışma alanı yatırımı” tarzına biz A tarzı diyelim.
Öğreneceğimiz ikinci tarz, yukarıdaki plaj topu veya inek örneklerine istinaden, piyasaların sıkışma alanlarından kırıp çıktığı ve daha şiddetli fiyat hareketleri yaptığı koşullarda kullanacağımız, “yukarıdan AL, daha yukarıda SAT” veya “pahalıya AL, daha pahalıya SAT” veya “kırınca AL” tarzı. Bu tarza da basiteçe B tarzı diyelim.
B tarzı yatırım stratejisi, tamemen yukarıdaki örneklerle tanımlanan piyasa koşullarının gerektirdiği bir yatırım stratejsidir. Bu tarzı benimseyen yatırımcılar, sıkışma alanları dahilinde yeterince ekmek (kâr potansiyeli) olmadığını veya olanın da kendileri için çok düşük olduğunu ve sıkışma alanı kırıldığında piyasa hareketinin güçlü olacağını düşünen yatırımcılardır. Dolayısıyla, fiyatlar sıkışma alanları dahilinde kaldığı müddetçe her hangi bir işlem yapmazlar. Bütün yaptıkları tetikte bekleyip bu alanın kırılmasını beklemektir. İşte pozisyonlarına da bu kırılış olduğu anda girerler.
.....
Kaynak : Ali Perşembe, Teknik Analiz mi Dedin? Hadi Canım Sende !
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder