26 Kasım 2007 Pazartesi

Hisseler ve Otomobiller

Gelin hisse senetleri ile 2 nci el otomobiller arasında bir benzerlik olduğunu varsayalım. Eğer kendiniz konuya vakıf değilseniz galeriye veya açık oto pazarına giderken yanınızda itimat ettiğiniz bir ustayı götürürsünüz; değil mi? Usta da öncelikle otomobilin motoruna daha sonra kaportasına bakar. Haksız mıyım?

Biz aracın motorunu hisse senedinin temel verilerine, kaporta-boya-aksesuar kısmını ise o hissenin teknik göstergelerine benzetelim. Yanınızda götürdüğünüz usta size tercihinizi her iki şartı da maksimum düzeyde karşılayan araçtan yana kullanmanızı tavsiye edecektir. Boyası pırıl pırıl parlayan ama motoru tekleyen veya motoru tıkır tıkır çalışan ama kaportası dökülen 2 nci el bir araç ruhsat üstünüze geçtikten sonra sizi epey üzecektir.

Şimdilerde 2 nci el otomobil alıp primle satmak pek mümkün olmasa da oto galericilerine sorduğunuzda aracı satarken değil alırken para kazanacağınızı söyleyeceklerdir. Hisse alımlarında bu hususun da göz önünde bulundurulmasında fayda var.

Otomobil piyasasında genellikle yedek parçası bol ve ucuz yerli 2 nci el araçlar daha revaçtadır. Biz bu kapsamdaki otomobiller ile İMKB-30/50 endeksine dahil hisse senetleri arasında da bir bağ kurabiliriz.

Aldığınız yabancı markalı otomobil firması Türkiye'de fabrika kurup faaliyete geçme planları yapıyorsa, mülkiyetinize geçen otomobilin prim yapması gündeme gelecektir. Bu durum bize ileriye dönük hikaye ve beklentileri olan hisse senetlerinin diğer hisselere nazaran daha fazla getiri potansiyeli taşıdığı gerçeğini hatırlatmaktadır.

Siz eğer teknik, temel ve beklentiden oluşan 3'lü bir saç ayağının üzerine tencerenizi oturtabilirseniz; çorbanızı güvenle pişirip huzurla içme imkanına kavuşursunuz. Aksi halde tenceredekiler etrafa dökülüp saçılır ve siz boşa emek, zaman ve para kaybetmiş olursunuz.

Mesajınızı okuyunca eksik bilgi verdiğim düşüncesine kapıldım ve 2 nci el otomobil örneğinden yola çıkarak yukarıdaki açıklamaları yapma gereği duydum.

Hiç yorum yok: