22 Ağustos 2007 Çarşamba

Modaya Uymak ya da Kendine Yakışanı Giymek


Son dönemde dünya genelinde faiz oranlarını düşürerek paranın arz-talep dengesini istikrara kavuşturma anlayışı öne çıkmıştır. Ekonomide serbestiyi benimseyip bir yandan “Piyasa kendi yolunu bulur”; öbür yandan “Dengeyi sağlamanın yolu müdahaleden geçer” demek birbirine zıt söylemlerdir.

Yetkililerin Merkez Bankası Başkanı’na “Bu faizler ne zaman düşecek” diye sorgu-sual etmesi pek anlaşılır bir yaklaşım değildir. Her kıyafetin her bedene uymaması, her ilacın her hastaya şifa olmaması gibi başkaları için uygun olan bir faiz politikası bizim için uygun olmayabilir. Ülkenin para politikasını yürütenlere dikte edilenler ileride yarardan çok zarara yol açabilir.

Karını maksimize etme anlayışındaki sermayenin normalde faiz haddi düşük veya düşme ihtimali olan piyasalardan yüksek seyreden piyasalara yönelmesi beklenir. Halbuki ortaya çıkan sonuç bu beklenti ile çelişmektedir. Son iki işlem gününde dünya borsaları yükseliş sergilemese de en azından yatayda seyredip değer yitirmemiştir. İMKB ise hem gerilemiş hem de kapanışlarını günün en düşük seviyelerinden yapmıştır.

İMKB’nin diğer borsalara göre daha kararsız, daha zayıf bir seyir izlemesi; 26 Temmuz’da 72.13 seviyesinde olan yabancı payının 21 Ağustos’ta 70.55 seviyesine gerilemesinin sebebi belki de yöneticilerin modaya uygun davranışlar sergileme, kamuoyundaki imajını daha da parlatma girişimlerinin bir ürünüdür.

Hiç yorum yok: