Bir stratejinin para kazanması için önce para kaybetmeyi durdurması gerek. Bu bir sürücü sınavında sorulan soruyu andırıyor. Yolda önünüze biri çıktığında arabayı durdurmak için ilk yapılacak olan hareket nedir? Bu kurnaz sorunun cevabının doğal olarak “frene basmak” olduğunu düşünürüz ama ondan önce yapılacak olan bir hareket daha vardır: Ayağı gazdan çekmek. Yatırım oyunu da aynı bağlamda bir risk yönetimi oyunudur. Hiçbir yatırımcı hiç kaybetmeden trading yapamaz. Önemli olan arada sırada oluşan kayıpları asgari seviyede tutabilmektir. Bunun tek yolu da, önceden belirlenmiş bir fiyat seviyesinde zararı alıp pozisyondan çıkmaktır. Bu fiyat seviyesi de öyle gelişigüzel değil belirli yöntemlerle tespit edilir.
Bu yöntemlerin ilki yine çizdiğimiz destek ve direnç seviyelerinin kullanımını gerektirir. Eğer tüm yatırım stratejimizi, desteğe yakın AL, dirence yakın SAT kuralı üzerine kuruyorsak, bu çizgilerin aksi yönde kırılmaları bize yanlış yönde olduğumuzu bildirmeli ve pozisyondan çıkılması gerektiği sinyalini vermelidir. Başka bir ifadeyle, desteğe yakın bir fiyat seviyesinden alım yapılarak açılan UZUN pozisyon, o destek aşağı doğru kırıldığı an kapatılmalıdır. Çünkü bu çizginin kırılması, bize yukarı gideceğini öngördüğümüz piyasanın aşağı döndüğünü ve bizim yanlış pozisyonda olduğumuzu hatırlatır. Öte yandan, dirence yakın bir fiyat seviyesinden açığa satış yapılarak açılan bir KISA pozisyon, o direnç yukarı doğru kırıldığı an kapatılmalıdır. Direncin yukarı doğru kırılması, piyasanın düşmediğini gösterir.
Zarar stopu koymak ve uygulamak, kangren olan bir kolu kesip atmaya benzer. Çünkü, o kol kesilmezse kangren bütün vücudu sarar ve yaşamın kurtarılamayacağı bir aşamaya gelir. Yatırım dünyası da aynıdır. Zarardan çabuk kurtulunmazsa pozisyon içinden çıkılamayack bir hal alır ve zarar bir kangren gibi büyümeye devam eder. Bu, deneyimli deneyimsiz, tüm yatırımcıları sarmalına alan son derece güçlü bir psikolojik olgudur. Hiçbirimiz zarar etmeyi sevmeyiz. Pozisyonu zararla kesip atmak, para kaybedildiğinden dolayı bizi üzdüğü gibi yanlış çıkmanın verdiği eziklik de sinirlendirir. Bu yüzden zararı kabullenmeyi istemeyiz. Sonuçta da ters bir UMUT-KORKU kurgusunun çarkları arasına gireriz.
Bu psikolojik senaryo hep aynıdır. Önce baş gösteren o küçük zararı önemsemeyiz. Daha sonra zarar bir miktar artınca işlerin ters gittiğini anlarız ama fiyatların geri döneceği UMUDUYLA pozisyondan çıkmamayı yeğleriz. Zarar miktarı arttıkça bu UMUT da artar. Sonunda zarar taşınamayacak bir boyuta gelir ve hem gelen mali yük hem de moral bozukluğuyla pozisyonu olabilecek en kötü yerde kapatıp piyasanın geri dönüşünü dışardan seyrederiz. Kâr ettiğimiz pozisyonlarda bile bu UMUT-KORKU kurgusunun çarkları işler. Az bir miktar kâra geçer geçmez eldeki parayı kaybetmeme KORKUSUYLA pozisyondan erken çıkıp daha büyük kârlardan oluruz.
Halbuki, bu UMUT-KORKU kurgusunu tersine çevirmek gerekir. Zararlı pozisyonda işlerin iyiye döneceğini UMUP, kârlı pozisyonda işlerin kötüye döneceğinden KORKACAĞIMIZA, zarardayken KORKUP, kârdayken UMMAMIZ gerekir. Bu da zaten kangrenli kolun hemen kesilip atılmasını gerektirir.
Elbette STOP olmak hoş bir durum değildir, ama stop koymanın faydası, kangrenli kolu kesip hayatı kurtarmakla eş anlamlıdır. Başka bir anlamıyla, ZARAR STOPU yapılan bir sigortanın primidir. Bu sigortayı yaptırmak bizi daha sonra çok daha büyük belâlardan kurtaracaktır. Dolayısıyla bu sigortayı yaptırma alışkanlığına, disiplinine ve olgunluğuna erişmemiz gerekir. Stop olunca kaybedilen para dolayısıyla kahrolup üzüleceğine ona bir sigorta primi gibi bakmak bu alışkanlığı ve disiplini size kazandıracaktır. Ben evimi on yıldır yangına karşı sigortalıyorum. Tanrıya şükür, şimdiye kadar gerekmedi. Ne var ki, hiçbir zaman çıkıp da “Sigortacım on yıldır benim üzeriden para kazanıyor, keşke evim yansaydı da ona verdiğim primleri hakketseydi!” diye bir yorum yapmıyorum. Elbette STOP olunca üzülüyoruz, ama stop olduktan sonra piyasa daha da kötüye giderse “İyi ki çıkmışım!” demiyor muyuz?
Kaynak : Ali Perşembe, Teknik Analiz mi Dedin? Hadi Canım Sende !
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder