Altın Kural :
Yeteri kadar para kaybederek bu dersleri aldığınıza göre, şimdi hayatta kalmanın Altın Kuralına gelebiliriz.
Bu altın kuralı öğrenmek için çok uzun ve acılı bir yoldan geçmek zorunda kalmış olabilirsiniz.
Altın kural olmaksızın yukarıda öğrendiğiniz bes ana kuralın da hiçbir anlamı olmayacaktır, o yüzden yukarıdaki kuralları öğrenip, “her şeyi öğrendim” artık diyerek bir kenara çekilemezsiniz.
Altın Kural : Sermayenin korunması, her zaman sermayenin büyütülmesinden önce gelmelidir!
Fırsatlar balık gibidir; her zaman kaçanı büyük olur. Ancak unutmamalısınız ki, gene denizdeki balıklar gibi, fırsatlar da bitmez.
İMKB siz girmeden önce çalışıyordu, sizden sonra da çalışacak. Siz öldükten sonra bile borsalar devam edecek, haberiniz var mı?
“Tüh, kazanamadım! Fırsat kaçtı!” dediğiniz anda durup, “tüm fırsatlar bitti mi?” diye bir sorun bakalım.
Yanınızdakiler çok iyi kazanıp siz kazanamadığınızda, moraliniz bozulup, hassas egonuz kırıldığında, yanlış hamleler yapacağınıza sakin olmayı başarmalısınız.
Geçmişe takılı kalmayın, kaçan fırsat her ne boyda olursa olsun, kaçmıştır.
Bu gibi hususlara takılırsanız disiplininizi kaybedersiniz.
Bir fırsat kaçtığı için, bunu kendine yediremeyerek, bankadan kredisini çoğaltıp, gücünün üstünde risk alan ve “şansını” çevirmeye çalışan yatırımcı, uzun vadede yıpranacaktır.
Bu satırların yazarı “çok risk = çok para” önermesinin tamamen yanlış olduğuna inanır. Bu hurafe!, risksiz para kazanmak isteyenlerin, riskleri başkalarına taşıtmak için yaydıkları bir söylentiden ibarettir. Çok risk aldığınızda sadece çok kaybedersiniz!
Doğru hesap şudur; (e’si, be’si yok! )
“Tüm hesaplarım iyi gider ve bütün iyi ihtimaller gerçekleşirse ne kazanırım?”
“Tüm hesaplarım kötü gider, bütün kötü ihtimaller gerçekleşirse ne kaybederim ?”
% 50 kazanmak için % 100 sermaye riskine girerseniz, her şey iyi gittiğinde 150 olurken, kötü gittiğinde hiç bir şeyiniz kalmaz.
O zaman; eğer %100 riske giriyorsanız buna değmesi gereklidir. (Örneğin rulet masası gibi; 10$ koyduğunuzda 360$ kazanabilirsiniz (% 3600!) Bu ihtimal o kadar yüksektir ki, pek çok insan para kaybetmeye değer bulunduğundan rulet oynar.)
Aldığınız risklerin ne uğruna olduğunu hesaplamadan risk alırsanız, sermayenizi küçültme ihtimaliniz yükselir.
Fark edeceğiniz gibi yukarıda bahsettiğimiz 5 ana+1 altın kuraldan prensipler, her ülkede ve her borsada geçerlidir.
Yerel Kurallar :
Gelelim bizim borsamızın yerel kurallarına;
Tüm borsalar ve bizim borsamız için geçerli olan kuralları yukarıda yazdık. Bunları bilmeniz zaten şart!
İMKB için ekstra kuralların başında şu geliyor;
“Uzun vadeli düşünmeyin!” Her kim ki size “uzun vadeli düşünün.”, diyorsa, kafanızın bir köşesinde alarm zilleri çalmaya başlasın. 300’ü geçen kağıt arasından itinayla seçip verilen “uzun vadede su kadar kazandı!” örneklerini çöpe atın!
Bu gerçekleri yazdığımız için “piyasadaki” bir çok kişiyi karşımıza aldığımızı biliyoruz. Ancak bireysel yatırımcıyı doğraya, doğraya, kuş başı yapanların söylemlerini yazmak gerekiyordu.
1998 çöküşü başladığından beri, gazete, televizyon, aracı kurum, dergi, velhasıl tüm yorum yapan uzmanlar (!) aynı şeyi tekrarladılar; “Elinde pahalı hissesi olanlar panik satışlardan kaçınsın ve tutsun, yeni hisse almak için acele etmeyin. Uzun vadede iyiye gidecek.”
Sonra gene;
“Elinde yüksek maliyetli hissesi olanlar tutsun, yeni hisse almak için acele etmeyin. Belki maliyet düşürmek için alım yapabilirsiniz. Uzun vadede iyiye gidecek.”
Sonra bir daha;
“Daha önceki fırsatları satış yönünde değerlendirmemiş olanlar hisselerini tutsun, yeni hisse almak için acele etmeyin. Uzun vadede iyiye gidecek. Gecelik repoda kalın.”
Gerçekten de, Ağustos ve Eylül 1998 süresince bu çok samimi (!) önerileri dinleyenler, sinir sahibi olup, mide ülserinden fırsat buldukları sıralarda kendilerini içkiye vurdular.
Enflasyonu düşünün!”
Enflasyonun bu boyda yüksek olduğu bir ülkede iki sene sonra “Canım, bir zamanlar 5000 liraya almıştık, simdi 10.000 ediyor.” demek, ne kadar anlamlıysa, sizin uzun vade kazançlarınız da, o kadar anlamlıdır.
Hazine bonosunu 45.000 liradan alıp bir sene sonra zaten 100.000 liraya satıyorsunuz, hem de devlet güvencesiyle! Beğenmeyip borsaya girdiyseniz, demek ki beklentiniz bunun üstünde olmalı.
Bir koyup bir daha alınca, skor ancak eşitleniyor; (Enflasyon 1-Bizim takım 1)
“Bunun üstünde kazanmalı ki enflasyonu yenelim.” Dediniz ve borsaya geldiniz.
5.000 liralık bir kağıt atağına başladığında duymuşsunuzdur; “Önce 20.000 sonra 60.000 olacak.” diye. Oyunu kuranlar 20.000 yollarında kağıdı satarken, siz 60.000 olacak diye bekleyenler arasında kalırsanız, uzun vadede kazançlarınız enflasyona yenik düşecektir. Böyle durumlarda, ani kazanç parlamalarını değerlendirip, bir an önce gecelik repo sığınağına geri dönmek stratejisi en iyi stratejidir.
“Kısa vadeli hareket yapın!” Tıpkı uzun vadeli düşünmemeniz gerektiği gibi, kısa vadeli hareket yapmanız da gerekmektedir.
Size “tutun” diyen lobi, ayni zamanda “Kısa vadeli oynamayın!” diye uyarıda bulunuyorsa dikkat edin. Borsalar düştüğünde “Kısa vadeli oynamayın!” önerileri gelmeye başlar. Çünkü bu düzeylerde yapılacak kısa vadeli kazanç hareketleri fiyat oluşturarak hızlı bir rebound yükselişi engelleyecektir.
Siz aşağılardan aldığınız malı hemen iki tick (kademe) yukarıya satışa koyduğunuzda, aşağı trendi güçlendirirsiniz. Tepkilerde siz para kazanırken, malına kıyamayanlar zarar edebilirler. Eğer aşağı seviyelerden kısa vadeli çalışır ve zarar ederseniz, çok hızlı bir şekilde piyasa sizin aldığınızdan da aşağılara gelir ki, bu onların işine gelmez, malları satamamış olurlar.
Borsada uzun vadede tutmaya değer kağıtlar da vardır. İyi temettü veren (her iyi kazanan iyi temettü vermez!) kağıtları uzun vadeli tutabilirsiniz.
Ancak temettü verimi düşük, “ileride söyle böyle olacak.” diye yükselen kağıtları uzun vadede tutanlar çoğunlukla zarar ederler.
Kimse piyasadan güçlü değildir!. Bir düşüş sırasında dünyayı siz tutamazsınız! Bırakın, zarar edin ve satın.
Ancak bunu bilenler size “Tutun” önerisinde bulunurken “Siz tutun, ben önce satayım!” demekteler.
Biraz yada kısmen hamile kalınamayacağına göre, yeniden pozisyon açmayı doğru bulmuyorsanız, piyasa da aşağı gidiyorsa satmayıp tutmak niye? Kaybedecek paranız mi çok? Kağıtları bedavaya mi aldınız?
Kaynak : H.Vedat Gürer/1998
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder